1-Ağır Zeybekler (çok ağır-ağır-yarı ağır)
2-Yürük (kırık, kıvrak) Zeybekler (kıvrak-çok kıvrak) olmak üzere
sınıflandırılabilir. Muğla'da ise yerleşim alanlarının özelliklerinden dolayı hem ağır, hem de yürük zeybekleri bulmamız mümkündür.
İlk çıkışında bireysel olarak oynanan bu oyunlar, oyunun kurgu ve anlatımından dolayı ikili, dörtlü ve daha çok sayıda gruplarca da günümüzde oynanmaktadır. Doğal ortamında kadın ve erkek bir arada oynamaz.
Muğla Zeybek Oyunları gelenekselliği içerisinde ele alındığında iki bölümden oluşmaktadır.
1-Gezinleme: Uzun hava tabir edilen gurbet veya açış aşağı eşliğinde ya da oyun ezgisi ile oyuncunun efevari bir şekilde meydanı dolaşmasıdır. Bu bölüm oyuna ısınma bölümüdür.2-Oyun: Bu bölümde oyuncu başlangıçta ellerini yere sürer.
Bunu yapmaktaki amacı; ellerinin terini kurutarak, parmaklarının oyun anında iyi çıtlamasını sağlamaktır. (Bazı kaynaklarda ise; Türklerin eski inanç sistemi gereği, yerden alıp göğe verme şeklinde anlatılmaktadır.) Ezgi ile birlikte oyuna girilir. Bu esnada; kolsuz, kollu ve sekmeli düz, dönme, çapraz, diz çökme, bacak çelme, eşme, atik, sıçrama, seksek, ileri ve geri gibi figür ve salımlar kullanılarak oyun sürdürülür. Oyun süresince kollar yukarı kaldırılır ve parmak çıtlatılır. Zeybek oyunları geleneksel oynansa da oyuncu, figür ve adımları sergilerken bir çember çizmek zorundadır.
Bir kişi oynarken, onun izni olmaksızın üstüne oyuna kalkmak yöre kurallarına göre, oynayan kişiye yapılabilecek en büyük saygısızlık olarak kabul edilmektedir. Yöre geçmişinde bu davranış sonucu ölümle sonuçlanan olayları görmemiz mümkündür. Bu gelenek ise halen sürmektedir. Bu nedenle ildeki düğün ve eğlencelerde zeybek oynamak isteyenleri, bir sıra ve disiplin içerisinde oyuna davet etme işi, adına “Meydancı” veya “Yasakçı” denilen kişilerce yapılır.
Oyun anında erkeklerce; “haydi efeler, efeler, este, hayda, hoppa” kadınlarca da; “este, haden kızlar” gibi coşturucu komutlar kullanılır.
Muğla'da kadınların oynadıkları zeybek oyunları, erkeklerinki gibi ağır değil, biraz daha hareketlidir. Figürlere gelince; kollar erkeklerdeki gibi omuz hizasından yukarı kalkmaz. Sadece parmak uçları, en fazla kulak memeleri hizasına gelecek kadar yukarı kaldırılır. Kadın oyunlarında figürler karmaşık ve zengin değil, daha basit ve kısırdır. Figür ve adım tekrarı çoktur. Erkeklerdeki gibi gezinleme yapılmaz. Dönmeler daha basit ve seridir. Tavır daha yumuşaktır. Oyunlarda neşe ve coşku vardır. Oyunlara eşlik eden çalgılar farklıdır.
[Kaynak: mugla.gov.tr]